 |
Ağız ve diş sağlığı, genel sağlığın, yaşamsal
fonksiyonların ve yaşam kalitesinin önemli bir parçasıdır.
Ağız ve diş sağlığı, genel sağlığın, yaşamsal fonksiyonların ve
yaşam kalitesinin önemli bir parçasıdır. Dünya Sağlık Örgütü`nün (WHO)
tespitlerine göre; diş ve diş eti rahatsızlıklarının, çocuklarda
büyüme yetersizliğine, hamilelerde 8 kat daha fazla düşük ağırlıklı
doğumlara, 39-69 yaş grubunda ise 7 kat daha fazla kalp hastalığına
neden olduğu belirtilmiştir. Ülkemizdeyse bu gerçeklere rağmen;
halkımıza ağız ve diş sağlığı hizmetleri olması gerektiği kadar
ulaşamamaktadır. Kamuda, hastalara aylar hatta yıllar sonraya
randevu verilmektedir. Sosyal güvenlik kapsamında olan vatandaşlar,
kamudan alamadıkları hizmeti |
|
muayenehanelerden ve kurumlardan para ödeyerek
satın almak zorunda kalmaktadır. Ancak çoğu zaman bütçelerinden
yeterli parayı ayıramadıkları için bu hizmetleri hiç
alamamaktadırlar. Bu durum; diş hekimi sayısının azlığından değil,
sağlık politikalarındaki yanlışlardan kaynaklanmaktadır. Sorunun
çözümü için kamudaki diş hekimi istihdamının, diş hekimi olmayan ya
da yetersiz olan yerleşim alanlarına yapılması ve kamunun özel
sağlık kurum ve kuruluşlarından diş hekimliği hizmeti satın alması
gerekmektedir.
Sağlık Bakanlığı`nca yapılan bir araştırma; gelişmiş ülkelerde
nüfusun diş hekimine gitme sıklığının yılda 5, ülkemizde ise 0.7
olduğunu göstermiştir. Ağız-diş sağlığındaki bu acı gerçeğin
nedenleri, ağız ve diş sağlığına ayrılan payın düşüklüğü ve
harcamaların da ağırlıklı olarak tedavi edici hizmetlere yönelik
olması, ülkemizde okur-yazarlığın, buna bağlı olarak da sağlık
okur-yazarlığının ve sağlık kültürünün düşük düzeyde olması,
halkımızın ağız-diş hastalıkları konusunda ihmalkar olması ve diş
hastalıklarının sağlık sorunu olarak kabul edilmemesi, halkın alım
gücünün yetersizliği, kişi başına düşen diş hekimi oranındaki
dengesizlik, hamilelere ve 5-6 yaş grubu çocuklara yönelik ağız diş
sağlığı eğitim programlarının olmamasıdır. Bu kötü tabloyu
değiştirmek için ağız ve diş sağlığı konusunda toplumsal
bilinçlenmeyi sağlayacak ulusal politikalara ağırlık verilmelidir.
Çünkü insanların yaşamları süresince sahip olabilecekleri en büyük
zenginliklerden birisi de yaşamları boyu kendi doğal ve sağlıklı
dişleriyle gülümseyebilmeleri, çiğneyebilmeleri ve
konuşabilmeleridir. |