 |
Dişlerin bilinmeyen düşmanı: Asit erozyonu
Asitli yiyecek ve içeceklerin yol açtığı, 'diş
sert dokularında görülen aşınmalar' olarak tanımlanan asit erozyonu,
diş çürüğü ile beraber yüzyılın en önemli diş sağlığı sorunu...
Ağız ve diş sağlığını tehdit eden önemli
hastalıkların başında gelen diş çürüklerinin, özellikle gelişmiş
batı ülkelerinde alınan koruyucu sağlık tedbirleriyle ciddi oranda
azaldığını, asit erozyonu vakalarının ise arttığını söyledi.
Asitli yiyecek ve içeceklerin yol açtığı ve diş
sert dokularında görülen aşınmalar olarak tanımlanan asit
erozyonunun, diş çürüğü ile beraber yüzyılın en önemli diş sağlığı
sorunu olduğunu dile getiren "Bunun yanı sıra
mide rahatsızlıklarına bağlı olarak meydana gelen reflü sonucu veya
efervesanlı ilaç ve vitaminlerin yoğun kullanılması veya ağızda
emilerek kullanılan çeşitli pastiller sonucu ağız pH'sı düşerek, diş
sert dokularında erozyon meydana gelebilir" dedi. |
|
Her yaşta görülebilen asit erozyonunun, "asitli
yiyecek ve içeceklerin dişle teması sonucu diş minesinin yüzeyinin
geçici olarak yumuşaması ile ortaya çıktığını" dile getirerek,
"Zamanla, bu asidik yumuşama, önemli bir aşınmaya ve dolayısıyla da
diş minesinin kalınlığının azalmasına yol açabiliyor. Bu da sonuç
olarak diş hassasiyetinin artmasına ve daha sonra da dişin dokusu,
şekli ve görünümünde değişime neden oluyor" diye konuştu.
GÜNLÜK HIZLI YAŞAM TEMPOSUNUN ETKİSİ
Bu rahatsızlığın son yıllarda özellikle ön plana çıkmasının
nedenini, en başta yemek yeme ve içme alışkanlıklarının değişmesine
bağlayan, şunları kaydetti:
"Günlük hızlı yaşam temposu içerisinde ayak üstü yemeler, bu
yiyecekleri yerken kullanılan içecekler, bu içeceklerin
içeriklerinde bulunan asit ciddi sorunlar yaratmaya başladı. Birçok
insan dişlerini sabah-akşam florürlü diş macunu ile fırçalayıp,
bakteri plağı denilen oluşumu dişleri üzerinden uzaklaştırabilseler
de günlük yaşantı içerisinde herhangi bir saat içinde aldıkları
asitli yiyecek ve içecekler, bu sert dokularda aşınmalara yol
açıyor. Asitli içeceklerin yemek öğünleri arasında tüketilmesi
dişlerdeki erozyonu artırır."
Ağız boşluğu içerisindeki pH'nın 7 (nötr) civarında olduğunu
belirterek, asitli yiyecek ve içecekler tüketildiğinde ağız boşluğu
pH'sının düştüğünü, bunun da dişlerdeki erozyonun en önemli etkeni
olarak görüldüğünü kaydetti.
"Asitli yiyecek ve içeceklerin yol açtığı asit erozyonu, diş çürüğü
ile beraber yüzyılın en önemli diş sağlığı sorunu. Şekerli veya
şekersiz tüm asitli içecekler, taze sıkılmış veya hazır meyve
suları, bazı meyveler, gaz içeren içecekler ciddi bir şekilde
dişlerde erozyona yol açıyor. İçeceklerin şekersiz veya light olması
dişlerde meydana gelen erozyonu, sert doku kaybını önlemiyor. Çünkü
o içeceğin içerdiği asit önemli" diye konuştu.
Çay ve kahvenin erozyonda diğer içecekler kadar etkili olmadığını
söyledi.
EROZYONUN BELİRTİLERİ
Diş erozyonunun belirtileri hakkında şu bilgileri verdi:
"Ağız boşluğu içerisindeki asidin diş minesini aşındırmaya
başlamasıyla önce aşırı hassasiyet ve sonraki aşamalarda, dişlerde
sarı lekeler, şeffaflık, diş uçlarında çatlaklar ve daha sonra da
aşınmaların devamı ile diş yüzeyinde de çukur alanlar oluşur. Bireyi
en çok rahatsız eden husus ise hassasiyettir. Sıcak veya soğuk
yiyecekler ciddi bir şekilde dişte hassasiyete yol açar. Asit
erozyonun etkileri hemen ortadan kaldırılamaz. Hastanın erozyonun
etyolojisi için diş hekimine gitmesi gerekir. Hastalığın başlarında
koruyucu önlemlerle kolayca tedavi edilebilen erozyon, etki ciddi
boyutlara ulaşırsa, etkilenen dişlerin şeklinin ve işlevlerinin
düzeltilmesi ve korunması için adesif diş tedavisine ihtiyaç
duyulur. Diş erozyonu, asitli yiyecek ve içeceklerin tüketiminin
yasaklanması ile önlenemez."
Diş fırçalamanın ağız hijyeninin korunmasında ve dişlerin
çürümesinin önlenmesinde çok önemli olduğunu, ama asitli yiyecek ve
içecek tüketiminin hemen ardından diş fırçalamanın erozyonu
artıracağını ifade ederek, şunları söyledi:
"Özellikle bu tür içecekleri veya yiyecekleri tüketenler, ağızlarını
temiz hissetmek için hemen gidip dişlerini fırçalıyorlar. Bu,
aşınmanın hızlanmasına yol açar. Kişi, bu tür asitli yiyecek ve
içecekleri tükettikten sonra ağız ortamının pH'sını yükseltmek için
bir yudum su alabilir, nötr bir içecekle ağzını çalkalayabilir.
Dişleri, ağız ortamı asitli durumdan kurtulduktan sonra fırçalanması
daha doğru olur."
Kaynak: arsiv.ntvmsnbc.com/news/435553.asp#storyContinues |