• ÇENE CERRAHİSİNİN ÜLKEMİZDEKİ DURUMU

    Çene cerrahı, diş hekimliği fakültesinden mezun olduktan sonra üzerine 6 yıllık uzmanlık eğitimi okuyan kişilere verilen unvandır. Bu cerrahlar, ağız ve çene ile ilgili pek çok tedavi uygularlar. Hepimizin bildiği yirmilik dişlerin çekimi, özellikle zor ve gömülü diş operasyonları, kist ya da kitle çıkartılması, implant tedavisi gibi bazı konular alanlarına örnek verilebilir.

    Türkiye’de çene cerrahisi tarihçesi son yüzyıl içerisinde gelişmiştir ve ülkemizde halen yeterli sayıda çene cerrahı bulunduğu söylenemez. Yapılan işler açısından da dünyadaki çene cerrahi uygulamalarının gerisinde olduğumuz söylenebilir. Son yıllarda sadece diş hekimlerinin değil tıp mezunu hekimlerin de bu branşı seçebilmeleri için yol açılmış ve bu durum karmaşalara neden olmuştur. Dünyada ayrı bir cerrahi alanı olarak görülen ağız ve çene cerrahisi, aslen tamamıyla diş hekimlerinin alanıdır.

    Gelişmesinde diş hekimlerinin ön ayak olduğu çene cerrahisi tarihçesi 20. yüzyıl başlarında yalnızca ağız (oral) cerrahi olarak adlandırılmaktaydı. Bu alanda çalışan cerrahların yeteneğinin artması ile ve yanı sıra teknolojik gelişmelerin sağladığı ilerleme ile 100 yıllık gelişme süresi içerisinde, ağız cerrahlarının ilgi alanları komşu anatomik bölgeleri de kapsamaya başlamıştır. 1980li yılların başında branşın ismi oral ve maksillofasiyal cerrahi olarak değiştirilmiştir.

    Bu sayede 80li yılların başında konan yeni branş ismi ağız cerrahinin yetersiz olduğu ve uygulanan cerrahi işlemler ile ilgili branşın kapsamı açısından tamamıyla prosedürlerin birer yansıması haline gelmiştir. Dünyanın birçok ülkesinde uzmanlık dalı olarak kabul edilmiştir. Örneğin İngiltere de 1994 yılında 9. cerrahi uzmanlık dalı olarak kabul edilmiştir. Avrupa Birliği Yasaları oral ve maksillofasiyal cerrahiyi, diş hekimliği tabanlı olması nedeniyle, diğer cerrahi branşlardan ayırmıştır.

    Türkçeye ağız, çene ve yüz cerrahisi olarak çevrilmiş olan bu branş, ülkemizde oldukça yenidir. Avrupa, Amerika, Japonya gibi ülkelerde bu bölüm bir diş hekimliği uzmanlık dalıdır ve diş hekimliği mezuniyetinden sonra tıp fakültelerinde stajlar yapılarak, sonrasında tekrar diş hekimliği fakültelerinde eğitime devam edilir ve mezun olunur. Ülkemizde ise bu bölüm tıp tabanlı olarak belirlenmesi ile şu anda dahi diş hekimleri ve tıp hekimleri arasında çatışmalar yaşanmaya başlanmıştır.

    Kaynak: http://www.istanbulimplantoloji.com

    Yorum yaz →

Bir yorum yaz

iptal et
Ağız ve Diş Sağlığı