|
liflerden oluşan, periodontal ligament olarak
adlandırdığımız doku bulunur. Periodontol ligament, dişler üzerine
gelen kuvvetin çene kemiğine yumuşatılarak iletilmesini sağlar. Bu
yapıların üzeri dişeti ile kaplıdır. İşte dişin etrafındaki bu
dokular periodontal dokular, olarak adlandırılır ve
periodontolojinin kapsamını oluşturur.
SAĞLIKLI DİŞETİ VE PERİODONTAL DOKULAR
Sağlıklı dişetleri soluk pembe renktedir, mattır ve sıkı kıvamlıdır.
Dişeti, boyun bölgesinde dişi bir yaka gibi sarar, diş ile
birleştiği yerde bıçak sırtı şeklinde sonlanır. Sağlıklı dişetleri
dişi boyun bölgesinde dişi bir yaka gibi sarar. Diş ile dişeti
arasında yaklaşık 1-1.5 mm lik bir aralık bulunur. Bu aralık dişeti
oluğu olarak adlandırılır. Periodontal hastalıklar işte bu dişeti
oluğundan kaynağını alır. Sağlıklı dişetleri fırçalama sırasında
kanamaz.
DİŞETİ HASTALIKLARI
Dişeti hastalıkları, dişlerinizi saran periodontal dokularda meydana
gelen, kronik, bakteriyel enfeksiyonlardır. Çok ileri aşamalara
gelmediği sürece ayrıya neden olmazlar. Dişeti hastalıkları ciddi
enfeksiyonlar olup, çok uzun yıllar boyunca ağızda kayda değer bir
belirti vermeksizin ilerleyebilir ve tedavi edilmedikleri takdirde,
çürük olmayan sağlıklı dişlerin bile destek doku kaybı sebebiyle,
sallanarak düşmesine neden olabilir. Dişeti hastalıkları bir veya
birden fazla dişi birlikte veya ayrı ayrı etkileyebilir.
Dişeti hastalıkları, bakteri plağının dişetinizde enflamasyon
oluşturması ile başlar. Hastalığın biraz ilerlemesi ile gingivitis
olarak adlandırılan aşamaya gelinir. Bu aşamada dişetlerinde iltihap
mevcuttur, ancak iltihap henüz dişi destekleyen kemiğe geçmemiştir.
GİNGİVİSTE
* Dişetlerinde fırçalarken kanama mevcuttur.
* Dişetleri kırmızı ve şiştir.
* Dişetlerinin konturları bozulmuştur ve yüzeyi parlaktır.
* Ağrı yoktur.
* Eğer hastalık bu aşamada tedavi edilmezse, bir sonraki aşama olan
periodontitise dönüşür. Bu aşamada, iltihap dişetinden sonra
periodontal ligament ve diş destek kemiğine geçmiştir. Diş ile
dişeti arasındaki dişeti oluğu, iltihap nedeniyle derinleşerek
periodontal cebe dönüşür. Periodontal cep varlığı hastalığın
ilerlemesini kolaylaştırır.
PERİODONTİTİSTE
* Dişetlerinde fırçalarken veya kendiliğinden kanama mevcuttur.
* Dişetleri kırmızı ve şiştir.
* Dişetlerinin konturları bozulmuştur ve yüzeyi parlaktır.
* Ağızda kötü koku ve tat mevcuttur.
* Hastalık ilerledikçe dişeti çekilmeleri meydana gelir. Dişeti
çekilmesi sonucu, dişlerin hassas olan kök yüzeyi açığa çıktığı
için, sıcak ve soğuğa karşı hassasiyet meydana gelebilir.
* Hastalık tedavi edilmedikçe gelişimini devam ettirir. Dişler
sallanmaya ve giderek birbirinden uzaklaşmaya başlar, dişler
arasındaki aralıklar giderek artar.
EĞER BU AŞAMADA HASTALIK TEDAVİ EDİLMEZSE
DİŞLERİNİZİ KAYBEDEBİLİRSİNİZ!
DİŞETİ HASTALIKLARININ TEDAVİSİ
Dişeti hastalıklarının erken döneminde - gingivitis safhasında,
tedavi, dişler üzerindeki diş taşı ve bakteri plağının
temizlenmesini ve kök yüzeyinin düzleştirilmesini kapsar. Diş
taşları ve plak ortadan kaldırıldığında, dişeti hastalığına sebep
olan bakteriler de ortamdan uzaklaştırılmış olur. Bu tedavi,
genellikle iltihabın ortadan kalkması ve dişetinin dişe tekrar
yapışması için yeterli olmaktadır. Ayrıca, hastanın iltihaba neden
olan bakteri plağının kontrolü konusunda hekim tarafından
bilgilendirilmesi gerekir.
Hastalık periodontitis safhasına ulaşmışsa, tedavideki amaç,
periodontal ceplerdeki diş taşlarını temizlemek, periodontal cebin
ortadan kalkmasını sağlamak, dişetinin dişe yapışmasını sağlamak
için düzgün bir kök yüzeyi oluşturmak ve daha kolay temizlenebilir
bir dişeti formu elde etmektir.
Periodontal tedavi sonrasında hastaların düzenli olarak kontrol
edilmesi, oluşan diş taşları ve plağın ortadan kaldırılması gerekir.
Ancak periodontal tedavide esas görev hastaya düşmektedir. Tedavi
sonucunda elde edilen sağlığın idamesi için, kişinin ağız bakım
işlemlerini etkin bir şekilde sürdürmesi gerekmektedir.
DİŞETİ HASTALIKLARININ SEBEPLERİ
Dişeti hastalıklarının oluşumunda ana etken bakteri plağıdır.
Sağlıklı bir ağız için, bakteri plağının ağız bakım işlemleri ile
ortamdan uzaklaştırılması gerekir. Eğer plak dişlerden
uzaklaştırılmazsa, tükürükteki kalsiyum tuzları plak vasıtasıyla
dişlere yapışarak diş taşı oluşumuna yol açar. Dişler üzerinde
bakteri plağı yoksa, kalsiyum tuzları dişe yapışamaz.
Plağın içindeki bakterilerin yan ürünleri dişi kemiğe bağlayan
periodontal ligamenti etkileyerek, bağların harabiyetine neden olur.
Dişeti dişten uzaklaşır ve periodontal cep oluşur. Periodontal cep
nedeniyle, bakteriler daha derin dokulara kolayca ilerler ve zamanla
dişi çevreleyen kemikte de harabiyet başlar.
Bakteri plağının oluşumunda,
* Yetersiz ve yanlış fırçalama
* Diş ipi veya ağız gargarası gibi yardımcı hijyen materyallerinin
kullanılmaması
* Düzenli olarak diş taşı kontrolünün yapılmaması büyük rol oynar.
Dişeti hastalıklarına neden olan diğer etken faktörler şunlardır:
* Genetik Etkenler: Dişeti hastalıklarının belli formlarında,
genetik eğilimin etkili olduğu belirlenmiştir. Bu tip durumlarda
hastalık çok hızlı ilerler ve erken yaşta diş kayıplarına neden
olur. Bu nedenle, ailesinde erken yaşta diş kaybı hikayesi olan
kişilerin ergenlik döneminden itibaren periodontolog kontrolünde
olmasında fayda vardır.
* Sistemik Hastalıklar: Lösemi ve AIDS gibi vücudun bağışıklık
sistemini etkileyen hastalıklarda ve şeker hastalığında dişeti
sağlığı olumsuz yönde etkilenir.
* İlaç kullanımı: Bazı ilaçların dişetleri üzerinde olumsuz etkileri
olduğu tespit edilmiştir.
* Hamilelik: Bu dönemde meydana gelen hormonal değişikliklerden
dişetleri etkilenmektedir.
* Stres
* Dengesiz Beslenme
* Sigara Kullanımı
DİŞETİ HASTALIKLARINDAN KORUNMAK MÜMKÜN MÜDÜR?
Dişeti hastalıklarının önlenmesinde en önemli görev, kişinin
kendisine düşmektedir. Hastalığın ana etkeni bakteri plağı olduğuna
göre, bakteri plağının oluşumunu engellemek esastır. Bunun için,
dişlerin ve dişetlerinin düzenli olarak fırçalanması gerekir.
Düzenli ağız bakımının yanı sıra, düzenli diş hekimi kontrolü de
önem taşır. Fırçalama ile plak oluşumunu tamamen önlemek mümkün
olmayabilir. Bu durumda oluşan plak ve diş taşları, diş hekimi
tarafından temizlenir. Diş hekimi kontrolleri sayesinde,
oluşabilecek sorunlar erken safhada teşhis edilmiş olur.
PLAK
Plak, dişlere ve ağız boşluğundaki sert dokulara sıkıca yapışan,
yumuşak birikintilerden oluşan, saydam bir tabakadır. Tırnağınız ile
dişinizin üzerini kazıyarak plağı fark edebilirsiniz.
Plağın 1 miligramında 500 milyon ile 2 milyar arasında bakteri
bulunmaktadır.
Dil, dudaklar ve tükrük, bakterileri yiyecek ve içeceklerle
birlikte, dişlerin üzerinden alıp mideye gönderir. Bu nedenle,
bakteriler dişe tutunabilmek için, dekstran adında yapışkan bir
madde salgılar. Dekstran suya dirençlidir, bu nedenle ağız
çalkalandığında plak uzaklaşmaz. Dekstran, ayrıca yenen gıdaların
küçük parçacıklarını yakalayarak bakterilere yiyecek temin eder.
Sonuç olarak plak, bakteriler, salgıladıkları yapışkan dekstran ve
yiyecek artıklarından oluşan bir yapıdır. Plak içindeki bakteriler,
küçük gıda artıklarını sindirerek organik asitleri açığa çıkarırlar.
Bu asitler dekstran nedeniyle dişle uzun süre temasta kalır. Bu
temas çürük oluşumuna davetiye çıkarır.
Plak genellikle dişeti seviyesinde oluşur ve dişetinin
iltihaplanmasına neden olur. Plak oluşumu için gerekli olan 24 saat
geçmeden, bakteriler diş ve dişetlerine zarar verecek asitleri
üretemez. Bu nedenle düzenli olarak plağın temizlenmesi gerekir.
Plak temizliği için, dişleri güzde en az iki kez florürlü bir diş
macunu ile fırçalamak ve günde bir kez diş ipi kullanmak gerekir.
Aksi takdirde, plak zamanla diş taşına dönüşür. Diş taşı, plak
tabakası gibi diş fırçası yardımıyla diş üzerinden uzaklaştırılamaz,
ancak bir diş hekimi tarafından temizlenebilir.
DİŞTAŞI (TARTAR)
Diştaşı-tartar, tükürükteki kalsiyum tuzlarının, bakteri plağı
vasıtasıyla dişe yapışması sonucu oluşur. Diş taşının hastalık
oluşumundaki ana etkisi, dişetinin iritasyonuna neden olmasının yanı
sıra, sürekli bakterilerle çevrili olmasından kaynaklanır. Diş taşı,
plağın periodontal dokularla yakın temasta kalmasına ve plak
temizliğinin mümkün olmadığı alanların oluşmasına neden olur. Diş
taşı, diş yüzeylerinin yanı sıra protezler üzerinde de oluşabilir.
Diştaşı oluşum yerine göre sınıflandırılır:
Supragingival diştaşı: Dişeti sınırının üzerinde oluşan diş taşıdır
ve gözle görülebilir. En fazla üst 1. büyük azı dişlerinin yanağa
bakan yüzeylerinde ve alt kesici dişlerin dile bakan yüzeylerinde
oluşur. Çünkü bu bölgelerde tükürük kanalları ağza açılmaktadır.
Subgingival diş taşı: Dişeti sınırının altında oluşan diş taşıdır ve
gözle görülemez. Supragingival diştaşına göre daha koyu renktedir ve
dişe daha sıkı yapışır. Supragingival ve subgingival diş taşı
genellikle birlikte oluşur, ancak biri olmadan sadece diğeri de
oluşabilir. |