|
Ankara Diş Hekimleri Odası Başkanı Baykara da
Kuğulupark`ta yaptığı basın açıklamasında, ağız ve diş sağlığının,
genel sağlığın ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.
Yapılan çalışmalarda, 5-17 yaş grubundaki çocukların yüzde 60`ında
diş ve diş eti enfeksiyonu nedeniyle büyüme ve gelişim yetersizliği
görüldüğünü ifade eden Baykara, ``Erken çocukluk döneminde diş
çürüklü çocukların yüzde 80`i, sağlıklı ağızlara sahip olanlara göre
ideal kilolarında değildir. İleri derecede diş eti sorunu olan
hamilelerde düşük riski, sağlıklı diş etine sahip anne adaylarına
göre 8 kat fazladır. Diş ve diş eti hastalığı olan 39-49 yaş
grubunda koroner kalp hastalığı görülme riski 3-7 kat fazladır. Kötü
ağız hijyenine sahip bireylerde kronik solunum sistemi
hastalıklarına yakalanma riski 4-5 kat daha yüksektir`` diye konuştu
Baykara, 6 yaş grubunda süt dişlerinde çürük oranının yüzde 83
olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
``Yapılan çalışma sonucuna göre 35-44 yaş grubunda kırsal kesimde
çürük prevalansı yüzde 95-98, şehir çevresinde yüzde 79, şehirlerde
yüzde 76`dır. 20-24 yaş grubunda diş çürüğü nedeniyle kişi başına
tedavi edilmesi gereken diş sayısı 5.58, 25-29 yaş grubunda 7 dir.
12-13 yaş grubunda her 100 çocuktan 81-84`ünün dişlerinde çürük
bulunmaktadır. 30-34 yaş grubunda ise 100 kişiden 97`sinde çürük
vardır.
Diş eti hastalıkları yönünden değerlendirdiğimizde, 12 yaş grubunda
yüzde 50, 25-29 yaş grubunda yüzde 90 oranında diş eti sorunu
mevcuttur.
Bu verilerin yanı sıra hastaların tedavi oranı çok düşüktür. Kişi
başı 1 adet dolgu bile düşmemektedir. Bu oranın düşüklüğü, talebin
düşüklüğü olarak gösterilmektedir. Ancak sebepler irdelendiğinde
talep düşüklüğü değil tedaviye ulaşabilmedeki sıkıntılar belirgin
şekilde görülecektir. Sorunun sağlık hizmetlerinde sistem ve
planlama sorunu olduğu görülmektedir.``
Sağlıkta Dönüşüm Projesi`nde atılacak her adımda bütüncül bir
yaklaşım gerektiği görüşünü savunan Baykara, şöyle devam etti:
``Sağlık sisteminin bütün aktörlerini dikkate alarak ve fotoğrafın
bütününü görerek politika geliştirmek gerekmektedir. Bu anlamda
etkin ve iyi işleyen bir ağız diş sağlığı sistemi için finansman,
eğitim, yaygın hizmet sunumu, hekim seçme özgürlüğü, hekim dağılımı
dengesi, kayıt dışılığın, sahteciliğin etkili bir şekilde ortadan
kaldırılması, etkin kontrol ve denetim sistemi gibi ana başlıklar
altında toplanacak konuların bir bütün içinde ele alınması
gerekmektedir.
Sağlık harcamalarında rasyonalizm ve verimlilik sağlanabilmesi,
hastanın hizmete kolay ulaşımı, iş gücü kaybının önlenmesi, diş
hekimliği hizmet kalitesinin artması, ülke çapında dengeli diş
hekimi dağılımının sağlanabilmesi için ağız ve diş sağlığı
hizmetleri, özel kuruluşlardan da alınmalıdır.``
Baykara`nın açıklamasının ardından vatandaşlara diş macunu hediye
edildi.
DÜĞENCİOĞLU: DİŞ HEKİMLERİNDEN HİZMET SATIN ALMASI
GEREKMEKTEDİR``
İstanbul Diş Hekimleri Odası Başkanı Mustafa Düğencioğlu, devletin
kamu kaynaklarını en iyi şekilde kullanması açısından tam bir
otomasyon ile başta muayenehaneler olmak üzere serbest çalışan diş
hekimlerinden hizmet satın alması gerektiğini söyledi.
İstanbul Diş Hekimleri Odası`nın organizasyonunda Galatasaray Lisesi
önünde toplanan bir grup, Taksim Meydanı`na kadar yürüdü.
Burada grup adına açıklama yapan Düğencioğlu, Dünya Sağlık
Örgütü`nün verilerine göre diş ve diş eti rahatsızlıklarının,
yaygınlığı ve tekrarlama oranları nedeniyle insanların karşılaştığı
en büyük sağlık sorunlarından birisi olduğunu belirtti.
Diş ve diş eti hastalıklarının 5-17 yaş grubu çocuklarda büyüme
yetersizliğine, hamilelerde 8 kat daha fazla düşük ağırlıklı
doğumlara, 39-69 yaş grubunda ise 7 kat daha fazla kalp
rahatsızlıklarına neden olduğunu dile getiren Düğencioğlu, ``buna
rağmen hükümetin diş ve diş eti hastalıklarını sağlık sorunu olarak
görmeyen ve diş hekimliği hizmetini yok sayan anlayışının devam
ederek halkın sağlık hakkını kullanmasına engel olduğunu`` ileri
sürdü.
Genel tıp alanında özel sağlık kuruluşlarından hizmet almanın önünün
açıldığını, yüzde 80`i muayenehanelerde çalışan diş hekimlerinin yok
sayıldığını iddia eden Düğencioğlu, buna rağmen halkın ağız ve diş
sağlığı sorunlarının kamuda sunulan hizmet şekliyle çözülemeyecek
kadar büyük olduğunu savundu.
Düğencioğlu, sağlık sisteminde ayrımcılık bulunmaması gerektiğini,
tek bir hekimin bile sağlık sistemi dışında bırakmadan kamu ve özel
sektör hizmeti sunumunun birlikte koordine edilebileceğini belirtti.
Bu uygulamanın tüm ağız diş sağlığı sunan kurum ve kuruluşları,
özellikle de muayenehaneleri kapsayacak şekilde belli koşullarda
sürdürülebilir, toplum yararı göz ardı edilmeden ve kaynakların
verimli kullanılması ilkesi doğrultusunda olması gerektiğini
söyleyen Düğencioğlu, bunun hem çoğunluğu özel sağlık hizmeti veren
diş hekimlerini hem de vatandaşların mağduriyetini ortadan
kaldıracağını vurguladı. Düğencioğlu, açıklamasında şu görüşlere yer
verdi:
"Devletin kamu kaynaklarını en iyi şekilde kullanması açısından tam
bir otomasyon ile başta muayenehaneler olmak üzere serbest çalışan
diş hekimlerinden hizmet satın alması gerekmektedir. Ülkemizin her
köşesinde ve her mahallesinde, hatta sokağındaki diş hekimi
muayenehaneleri bu sorunun çözümünde en kolay ulaşılabilecek
yerlerdir. Toplumun diş ve diş eti hastalıklarının tedavisi için bu
koşullarda kamunun serbest diş hekimlerimden hizmet alması en akılcı
yoldur. Konuyla ilgili talebimiz 11 Ekim Cumartesi günü Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan ile yapılan görüşmede iletilmiş, konuyla ilgili
teknik çalışmaların Türk Diş Hekimleri Birliği ile ortak olarak
yapılması için ilgili kişiler görevlendireceği belirtilmiştir. Bugün
itibariyle hükümet ile gerekli teknik çalışmalara da başlanmıştır." |