• Dudak Çizgileri (Üst ve Alt)

    Üst ve alt dudaklar hoş bir gülüşe etki ederler. Kuvvetler ile yanak kasları ve dudakların kompanse edici işlevleri arasında fonksiyonel bir denge söz konusudur. Bu denge dişlerin doğal konumunu belirler. Dinamik ağız hareketleri dişlerin desteklenmesi ile oluşur. İstirahat halindeki diş postürü ise dişler ve alveol kemiğinden bağımsız olarak gelişir.

    Dudakların istirahat konumunda veya aktif durumdaki hacmi, şekli ve uzunluğu dişlerin değerlendirilmesinde önemli unsurlardır. Üst dudak çizgisi, maksiller anterior dişler ve dişetinin görünümü ile belirgin biçimde ilişkilidir. Dudak çizgisi, uzunluğu ve kurvatürü hastanın yaşına ve yüz anatomisine göre değişkenlik gösterebilir. Bu çizgi aynı zamanda dişlerin istirahat konumundaki görünümünü de belirler. Maksiller ve andibuler dişlerin insizal kenarları bu çizgi ile yakından ilişkilidir. Interpupiller ve oklüzal düzlemler ile aynı seviyede, dudak çizgilerinin yatay olarak düzgün biçimde uzanmakta olduğunu teyit eden, ağız köşelerine paralel olan bir çizgi mevcuttur. Herhangi bir restoratif işleme başarmadan önce dudak konumu değerlendirilmeli.

    Dişetinin görünme miktarına göre, dudak çizgileri üç grup altında sınıflandırılabilir yüksek, orta ve düşük. Düşük bir dudak çizgisi, dişetini ve anterior dişlerin belirgin bir miktarını örter. Böyle vakalarda, dudaklar istirahat konumunda iken kesici dişleri görebilmek zordur. Aslında, hasta konuştuğunda bu dişler çok az görülebilir. Anterior dişler hasta tam olarak güldüğünde gözlenebilir. Dişlerin görülebilmesi için, eğer kuron-kök oranı ve oklüzyon uygun ise kuronların uzatılması gerekebilir. Dişhekimi, dudak çizgisinin istirahat halindeki ve gülme esnasındaki uzunluğu arasında bir denge kurmak için oranlarda büyük bir değişiklik yapmak durumunda kalabilir. Bu tür vakalarda, dişhekimi maksiller kesici dişleri uzatmaya çalışırken sorunlar yaşayabilir ve sonuç aşırı uzatılmış dişler olabilir. Santral ve lateral kesici dişler uzatılmış olsa bile dudaklar istirahat konumunda iken anterior dişleri görmek zor olabilir. Gingival asimetri içeren vakalarda, düşük dudak çizgisinin en önemli avantajı, en geniş gülüş esnasında bile dişeti seviyelerinin görünür hale gelmemesidir. Dolayısıyla, eğer dişeti seviyeleri simetrik değil ise veya papiller kayıp ise, bu seviyelerin estetik olarak değiştirilmesine gerek yoktur. Ancak görünmeyecek olsa bile dişetlerinin sağlığını her zaman üst seviyede tutmak için dikkatli olunmalıdır. Düşük dudak çizgisi, restorasyonların gingival üçlüsünü ve dişetini gizleyerek kötü dişhekimliğini örten bir perde haline gelmemelidir.

    Orta dudak çizgisi sınıflandırması, istirahat konumunda kesici dişlerin insizal kenarlarının 1-3 mm’sinin göründüğü dudaklar için söz konusudur. Tam olarak gülündüğünde üst dudak seviyesi apikal yönde papilla uçları ve bir parça dişetinin göründüğü bir seviyeye yükselir. Orta dudak çizgisi, en çok tercih edilen gruptur.

    Orta düzeyde bir gülümseme sırasında dişetinin 4-5 mm’den fazlasının göründüğü yüksek dudak çizgisi, düşük bir hasta yüzdesinde görülür. Yüksek üst dudak çizgisinin tedavisi sınırlıdır. Yüksek bir dudak çizgisi, dişetinin fazla miktarda görünmesinden dolayı sıklıkla agresif olarak algılanabilir. Maksiller protrüzyon veya güçlü infraorbital yüz kaslarına sahip bireyleri olumsuz yönde etkileyecektir.

    Orta veya yüksek dudak çizgisine sahip hastalarda, “gummy smile” durumunda olduğu gibi hoş olmayan bir gingival görünüm ya da farklı gingival asimetriler mevcutsa ortodontik, periodontal ve/veya ortognatik cerrahi gibi tedavi yöntemleri uygulanmalıdır. Değişiklik sadece koşullar izin verdiğinde ve hastanın estetik taleplerine uygun olarak yapılmalıdır. Porselen laminat venerler estetik biçimde tasarlanmış olsa bile, gingival asimetriler sonucu etkileyecektir. Bazen hasta mevcut dişlerinin estetik olmayan görünümünden dolayı nasıl güleceğini unutur. Böylece tam olarak gülmeleri istendiğinde, hastalar tam olarak güldüklerini düşünseler de aslında bu söz konusu değildir. Porselen laminat venerler uygulandıktan sonra hastalar güzel ve enerjik görünümlerinin tadını çıkaracak ve daha fazla gülmeye başlayacağından dolayı bu tür vakaların restorasyonunda dikkatli olunmalıdır. Bazı vakalarda dişhekimi daha önce mevcut olmayan bir yarı gummy smile’a sebep olabilir. Dolayısıyla başlangıçta mevcut olan hatalı gülme hattı dikkatli biçimde değerlendirilmelidir.

    Kaynak: Porselen Laminate Venerler Bilim ve Sanatı – Galip Gürel

    Yorum yaz →

Bir yorum yaz

iptal et
Ağız ve Diş Sağlığı