• Faktörler

    A) Lokal Faktörler

    a) Yandaki dişin yapı ve dizi bozukluğu nedeni ile oluşturduğu baskı
    b) Uzun süreli kronik iltihaplanma
    c) Dişin çevresindeki doku yoğunluğu
    d) Süt dişlerinin uzun süre düşmemesi
    e) Çenelerin gelişimlerini tamamlamalarına bağlı olarak ortaya çıkan yer darlığı
    f) Dişlerin gelişim anomalisi veya germinin başka bir istikamette bulunması
    g) Dişin sürmesi sırasında anatomik veya patolojik bir engelle karşılaşması
    h) Enfeksiyon veya apseye bağlı olarak ortaya çıkan nekrozlar
    i) Çocuklarda ateşli hastalıklar (çiçek, kızıl, kızamık vs.) sonucu kemikte meydana gelen değişiklikler
    j) Bir kron veya kök malformasyonu neticesi

    B) Sistemik Faktörler

    Prenatal (doğum, öncesi) faktörler

    a) Heredite
    b) Değişik ırktan birleşen ki silerin çocukları
    c) Hatalı beslenme

    d) Spesifik enfeksiyonlar (sifilis, tüberküloz gibi)

    Postnatal (doğum sonrası) faktörler

    a) Raşitizm
    b) Anemi
    c) Herediter sifilis, tüberküloz
    d) Ateşli hastalıklar
    e) Gelişmemiş .çenelerde darlığı
    f) Çene ve çevre doku hastalıkları
    g) Endokrinal hastalıklar
    h) Travma
    ı) Beslenme bozukluğu
    C) Bozuk Gelişimler
    a) CleidoCranial dysostosis: Kafa kemiklerinde kireçlenme bozukluğu mevcuttur. Klavikula teşekkül etmemiştir. Daimi dişlerin sürmemesi ile karakterizedir.
    b) Oxycephali: Kafatasında sivri bir tepe noktası dişlerde çeşitli anomalilerle karakterizedir.
    c)Progeria: Kısa boy, tüy, kıl yokluğu, gri saç ve yaşlı görünüm veren yüz belirtileri mevcuttur.
    d) Achondroplasia: Fetusta baş layan ve kemikleri tutup cüceliğe neden olan bir hastalıktır. Özellikle kıkırdak teşekkül bozukluğu ile karakterizedir.
    e) Damak yarığı.

    Sıklık oranlarına göre çenelerde gömülü kalma sıralaması.

    ♦ Mandibular yirmi yaş
    ♦ Maksiller yirmi yaş
    ♦ Maksiller kanin
    ♦ Mandibular kanin
    ♦ Mandibular premolar
    ♦ Maksiller premolar
    ♦ Maksiller santraller
    ♦ Maksiller lateraller şeklindedir.

    Yirmi yaş dişlerinin diş arkında zor yerleşebilmeleri, yersizlik yanında dentisyon ve erüpsiyon durumlarının ve sürme esnasında kat ettikleri mesafe ve yönün diğer dişlerden farklılık göstermesine bağlıdır. Şöyleki; alt yirmi yaş dişlerinin ilk teşekküleri normal oklüzyondaki yerinin 2 cm alt 2 cm arkasında ramusun içerisindedir. Kron teşekkülü esnasında diş 5570 derece linguale doğru yatıktır. Sürmenin tamamlanabilmesi için alt yirmi yaş dişi yukarı ve öne doğru hareket ederken kendi ekseni etrafında da vestibüle doğru rotasyona uğrayacak ve normal oklüzyondaki yerini alırken 5570 derecelik linguale doğru olan eğim 1525 derece olacaktır, işte bu komplike hareket alt yirmi yaş dişinin sürmesini zorlaştıracaktır.Üst yirmi yaş dişleri ise ortodontik teori kapsamına girmemekte tamamen tersi olan bir hareketle sürme işlemini tamamlamaktadırlar. Tüm dişlerin gelişimi ve sürmesi meziale doğru olmasına rağmen üst yirmi yaş dişi bu işlemi arkaya, dışarıya ve aşağıya doğru üçlü bir hareketle yapabilmektedir. Bu kompleks hareketin yapılması çoğunlukla günümüz insanında gecikmekte ve bu esnada tüber maksillanın normal teşekkülünü tamamlaması üst yirmi yaş dişinin gömülü kalmasına sebep olmaktadır.

    üst ve alt kanin dişler sürme sırasında çok uzun bir mesafe alırlar. Üst kanin dişi başlangıçta teşekkülüne sinüs maksillanın üst kısmında gözün altında başlar, sürme esnasında aşağıya ilerleyip normal oklüzyonda yerini alabilmesi için 33.5 cm’lik bir mesafeyi katetmesi gerekmektedir. Bu hareket hem uzun hem de yandaki dişlerin engellemeleri nedeniyle normal olamamakta ve kanin dişi normal sürmesini yapamamaktadır.
    Alt kanin dişleride aynen üst kaninlerdeki gibidir. Alt kaninlerin başlangıçta alt çenenin bazal kısmında hatta alt kenara çok yakın teşekkülleri sürmeyi geciktirmektedir. Gömülü dişlerin cerrahi işlemle çıkartılmaları çok kolay olabileceği gibi bazen çok zor ve komplike olabilir. Operasyondan evvel cerrahi işlemin seyrine karar verebilmek için çıkartılacak gömülü dişi farklı özellikleri ve komşulukları, yani çevresi ile tanımlamak gerekir.

    Kaynak: Ağız, Diş, Çene Hastalıkları ve Cerrahisi / prof Dr. Mustafa TÜRKER ve Prof. Dr. Şule YÜCETAŞ

    Yorum yaz →

Bir yorum yaz

iptal et
Ağız ve Diş Sağlığı