![]() |
0216 455 5 000 |
|
|
|
|
|
|
|
Dr. Dt. Tolga Gülçiçek Özgeçmiş
| İmplant Nedir?
| Tedaviler
| Klinik |
İnsan Kaynakları
| |
|
|
|
|
|
|
|||
![]() |
Fonksiyon |
||
|
Fonksiyon içerisinde yer alan değişkenlerin
çoğunu biliyorsak, aşınmamış uzun ömürlü diş dizilerinin gözlenmesi
bu değişkenleri en iyi biçimde bir araya getiren ağız mimarisi
tipini açık biçimde ortaya koyar. Bu oklüzyonlar dikey ve yatay
düzlemlerde; yani kesici dişler ve kaninlerin overbite ve overjet
ilişkilerinde benzer değişkenler ile karakterizedir. Frontal çiğneme
düzenleri, kaninler için yatay düzleme göre yaklaşık 70° lik bir
açıya sahiptir ve eksentrik oklüzyonda posterior kısımda büyük bir
açıklığın olduğu diş-dişe bir temas mevcuttur. Eksentrik
oklüzyonlardaki bu diş-dişe temas, araştırmalara göre grup
fonksiyonlu ve çift taraflı dengeli oklüzyon ile
karşılaştırıldığında daha düşük bir kas aktivitesi yarattığından
dolayı ideal olarak kabul edilebilir. Bu diş dizilerinde, morfolojik
bütünlük kuraldır. Bu dişlere herhangi bir kısıtlama olmadan adeziv
porselen restorasyonlar uygulanabilir, ancak çevresel morfolojik
tasarım açısından: Sonuç olarak, restoratif dişhekimlerinin fizyolojik bir oklüzyonun restore edilmesinde karşılaştığı zorluklardan birisinin, zayıf biçimdeki anterior ilişkilerin değiştirilmesi olduğu söylenebilir. Bir anterior segmentin restorasyonu venerle-rin yerleştirilmesi için minimal diş preparasyonu bakış açısından değil, oklüzal bakım ve fonksiyonel mükemmellik açısından düşünülmelidir. Oklüzal bakım, eksentrik oklüzyonlarda posterior çatışmaları engellemek için gerekli olan insizal veya kanin diş rehberliği derecesi gözönüne alınarak bir anterior dişi veya tüm anterior segmenti etkileyen lokal aşınma durumlarının değerlendirilmesi ve düzeltilmesini içermektedir. Bu amaçların elde edilmesi, diskluziv açının ağız koşullarına bağlı olarak ya diş boyu uzatılması yoluyla dikey interokiüzal ilişkilerin arttırılması ile, ya da yatay ilişkilerin azaltılması ile dikleştirmesini gerektirir. Bu tedavi şekillerinin bir kombinasyonunun uygulanması da olağandır. Klinik olarak, maksiller kesici dişler ve kaninlerin palatal morfolojilerinin modifiye edilmesi, estetiği bozmadan diş rehberliğini geliştirmenin en iyi yolu olarak gözükmektedir. İnterokiüzal açının ideal dikliğinin ne olacağı sorusunu cevapsız bıraktığı sürece bu modifikasyonun tabiatı tam olarak tanımlanmadan kalacaktır. Mekanik olarak açı derinleştikçe diş rehberliği elde edebilme ihtimali artar ve eksent-rik okluzyonlarda posterior dişlerin temas ede-bilme ihtimali ise azalır. Kaslar açısından bakıldığında, diskluziv açının dikleştirilmesi kas aktivitesini durduracak ve böylece eksentrik okluzyonlarda yük seviyesini azaltacak bir proprioseptif inhibisyon yaratacağından dolayı olumlu bir katkı daha sağlayabilir. Bu kas inhibisyonu dişleri etkileyen gerilim yüklenmesindeki artış ile açıklanmaktadır. Bu durum proprioseptif reseptörler üzerinde tetikleyici bir etki yaratarak bir geribesleme etkisi ile kasların daha fazla kasılmasına engel olur. Ne var ki, diskluziv açıdaki artışın dişlerin morfoloji veya konumları yolu ile nörolojik programlanmış diş kapatma düzenleri ile çatışmaması için özen gösterilmelidir. Bu durum karşıt anterior diş yüzeylerinin, mandibuler bukkal veya maksiller lingual yüzeylerin abrazyonuna yol açacaktır. Karşıt yüzeyleri etkileyen bu tip hasarlar esas olarak aşırı konturlanmış adeziv porselen restorasyonlar tarafından yaratılmaktadır, ancak ortodontik ve ortognatik vakalarda da görülebilir. Programlanmış diş kapatma düzenlerinin, bu bilgiyi kaydetmeye
programlanmış bir artikülatör aracılığı ile üç boyutlu olarak
kaydedilebilmesinin klinik açıdan mümkün olmaması nedeniyle,
restorasyonların fonksiyon alanını etkilemesini engellemek
dişhekiminin becerisine kalmıştır. Bu kısıtlamalara rağmen, uzun
ömürlü diş dizilerinde gözlenen koşulları taklit edebilmek veya
fonksiyonel ve estetik mükemmelliğe ulaşmak için adeziv porselen
restorasyonlardan daha iyi bir restoratif materyal mevcut değildir.
Gereken tek şey, uygun zamanda uygun tedaviyi gerçekleştirmektir.Oklüzal
stabilitenin devam ettirilmesi, bir anterior diş veya diğerini
etkileyen erken aşınma durumlarının tespit ve tedavisini
gerektirmektedir. Lokalize ve sınırlı tedavi imkanı ile, okluzal
hastalık olarak adlandırılan okluzal kaybın sınırı, ilk olarak
santral kesicileri etkilediğinde lateral yönde lateral kesici
dişlere ve kaninlere, veya ilk olarak kaninler abrazyona maruz
kaldığında lateral yöne doğru ilerleyecektir. Bu tam ağız restorasyon, fonksiyonel kriterleri yerine getirebilmek
için konuşma, yutkunma ve çiğneme fonksiyonları sırasında uzun
dönemde atravmatik diş kapatma düzenleri geliştirebilecek mümkün
olan en dik anterior rehberliğin oluşturulduğu anterior ilişkilerin
meydana getirilmesini içerir. |
|||
|
|
|||
| ADEZİV PORSELEN RESTORASYONLAR VE FONKSİYON | |||
|
|||
|
|
|||
|
||
| Site içeriğinde bulunan bilgiler destek sağlamak içindir. Hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi, tanı ve teşhis koyması yerine geçmez | ||