• Gülüş Çizgisi

    Yüz ifadeleri, daha az belirgin olan el ve vücut hareketleri ile birlikte sözlü olmayan iletişimimizin bir parçasıdır. Yüz özelliklerimizin en canlı ve belirgin olanı, gülüşümüzdür. Gülüş kişinin bir bütün olarak ifadesi ve sunumudur. Bir insanın yüzünün güzelliği hoş bir gülüş ile daha da artar. Gülüş bireyin kişilik özelliklerini ve üstün yönlerini yansıtır. Gülüşler, sözlü olmayan iletişimin en anlamlı unsurlarından birisidir ve utangaç bir gülümsemeden göz kamaştırıcı ve mutluluk dolu bir gülüşe kadar sayısız duyguyu iletir. Gülüş çok kısa sürebilir veya kalıcı olabilir, ancak mutluluk ve neşe duygularını sergiler. İnsan hayatının her aşaması daha iyi beslenme ve tıbbi bakım ile uzadığından, orta yaşlı bir kişi artık yaşlı olarak kabul edilmemektedir ve dolayısıyla “gençlik” döneminin süresi fiziksel ve psikolojik olarak uzatılmıştır.

    Gençliğe verilen önem arttıkça, estetik dişhekimi için yaşlanmış gülüşü restore etmek hekimi daha da zorlayıcı hale gelmiştir. Genç bir gülüş, bireyin kendisini genç hissetmesini sağlar ve kendine olan güvenini yükseltir. Kültürel açıdan, açık renkli dişler ile birlikte güzel bir gülüş, gençlik ve dinamizm ile aynı anlamı ifade etmektedir. Genç bir gülüşte maksiller anterior dişler, mandibuler anterior dişlerden daha fazla görünürler. Temas alanları posteriora gidildikçe daha gingival yönde konumlandığı için (bakınız İnterdental Temaslar) insizal embrasürler büyüdüğünde daha genç ve dinamik bir gülüş yaratılmış olur. Hastayı tedavi öncesinde gözlemlerken, yaşlı bir hastanın genç bir gülüşe sahip olma arzusu bizi doğal olmayan gülüşlere götüreceğinden dolayı estetik dişhekimi her zaman tüm vakaları bireysel olarak değerlendirmelidir.

    Dentinin daha koyu olan renk tonunu kısmen bloke eden minenin kalınlığı nedeniyle, genç g-lüşler daha beyaz ve daha parlaktır. Dişlerin girintili çıkıntılı yüzey yapısı ışığın saçılmasını sağlayarak rengin daha parlak olarak algılanmasına neden olur. Daha önce anlatılan belirli prensipler esas ve yapısal güzellik ile ilişkilidir ve yaşlı bireyin restorasyonunda estetiği restore etmek için kullanılmalıdır. Güzellik her zaman gençlik ile ilişkilendirildiği için, medya bu ilişkiyi sürekli olarak gündeme getirmektedir. Gençleşmeye yönelik toplumsal talebin artmasında medya önemli rol oynar.

    Hasta açısından bakıldığında, mükemmel kenar uyumuna sahip ve komşu sağlıklı dişeti ile iyi bir biyo uyumluluk gösteren bir materyalden yapılmış bir anterior restorasyonun, eğer hastanın görmeyi beklediği gülüşü veremiyor ise hiç bir değeri olmayabilir. Restorasyon teknik açıdan mükemmel yapılmış dahi olsa, eğer yüz ile uyumu tatmin edici değil ise (örneğin eğer hasta yeni gülüşünden tatmin olmadı ise), diş hekimi ve teknisyenin vakanın başlangıcından bu yana gösterdikleri tüm gayretler hasta tarafından göz ardı edilecektir. Estetik dişhekimliğinin popülaritesinde artış ile, gülüş tasarımı disiplini estetik planın gittikçe daha da önem kazanan bir yönü haline gelmiştir. Dişhekimleri herhangi bir anterior uygulamanın estetiğini yükseltmek için sanatsal kabiliyetin yanına, gülüş tasarımında kullanılan prensiplere bağlı kalmayı da eklemelidir. Alt ve üst dudakların meydana getirdiği hoş bir kavis ile gülüş çevrelenir. Ağız köşesinin açısının konumu gingivanın görünme derecesin bukkal koridorun genişliğini ve posterior ile anterior dişlerin görünme derecesini tayin eder.

    Temel dental ve fasiyal bileşenler estetik prensiplere uygun olduğunda gülüş güzel olarak algılanır ve hastanın morfofizyolojik profili içerisine iyi bir entegrasyon duygusal bir psikolojik reaksiyon yaratır.91 Bir gülüş tasarımı yaratmak isteyen dişhekimi, mevcut gülüşü, maksiller santral kesici dişlerin baskın konumunu ve maksiller kesici dişlerin orantılı olarak yüz ile estetik bütünleşmesini iyi gözlemlemelidir. Dişeti ve dental bileşenlerin sağlığı ve kalitesi ile birlikte, dişler ve dudaklar arasındaki ilişki yüze ahenk içerisinde adapte olduğunda ancak hoş bir gülüş sergilenebilir.

    Gülerken, üst dudak gingivanın uç noktası ile kesişerek santral kesici dişleri gösterdiğinde ve gingivayı daha az fark edilir bıraktığında dişler tamamen görünürler. Dişler birinci molar dişe kadar ve maksiller anterior insizal eğim alt dudağa paralel olacak şekilde sergilenmelidir. Sıcaklık, sakinlik ve cana yakınlık gibi kişilik özellikleri, gülüşü çekici hale getiren etkinin büyük öneme sahip parçalarıdır. Bir gülüşün etkisi sadece dişler ile değil, aynı zamanda oklüzal ve mühendislik konuları ile de belirlenir. Bazen iyi ayarlanmış gingival seviyeler ile birlikte restore edilmiş bir diş dizisi sergileyen doğal ve hoş bir gülüş görüntüsü, dudakların negatif gerilimi nedeniyle bozulabilir. Dudak paralizisine sahip bireylerde olduğu gibi bir asimetri durumu, istenen gülüşü elde etmek için gereken tüm adımlar uygulanmış olsa bile arzu edilmeyen bir sonuca yol açabilir. İnsanların gülüşü nasıl algıladığı kültürden kültüre değişiklik gösterir: örneğin dental çapraşıklığın kesinlikle kötü göründüğünün düşünüldüğü Kuzey Amerika’nın aksine, Avrupalılar belirli düzensizlikleri kolaylıkla kabul edebilirler.

    Kaynak: Porselen Laminate Venerler Bilim ve Sanatı – Galip Gürel

    Yorum yaz →

Bir yorum yaz

iptal et
Ağız ve Diş Sağlığı