0216 455 5 000
0530 407 35 94




Lateral Çiğneme

Lateral çiğneme ağzın açılması ile başlar, mandibulanın çalışan veya çiğneyen tarafa doğru lateral hareketi ile devam eder. Çalışmayan taraftaki kondil medial yönde hareket ederken, çalışan tarafın kondili retrüziv bir lateral konuma getirilir. Laterale kayma miktarı kondil ve fossanın kemikyapısına, disk ve ligamentlerin şekil ve koşullarına göre değişiklik gösterebilir.

Çalışan kondilin kayması veya Bennet hareketi okluzal düzen eksentrik okluzyon durumunda grup fonksiyonu veya balanslı okluzyon gösteriyorsa posteriortüberküllerin mediolateral eğimlerini ve alt molarların bukkal yivlerinin yönünü belirleyici etki eder.

Ne var ki, fonksiyonel açıdan iyi oklüzal düzenlerde, Bennet hareketinin önemi söz konusu değildir. Çiğnemenin erken aşamasında, her iki kanin dişi kapanma hareketini proprioseptif olarak yönlendirecek ve böylelikle posterior tüberküllerin mediolateral eğimleri fonksiyonel açıdan önemsiz kalacaktır.

Ne var ki, molar dişlerin karşılıklı tüberküllerinin sentriğine yaklaşıldıkça çatışmalar meydana gelebilir, çünkü kanin dişinin dikey rehberliği kayan kondilin yolunu tam olarak belirlemez. Sonuç olarak, özellikle kondilfossa kompleksi yatay düzlemde lateroprotrüzyon yönünde bir kayma veya frontal düzlemde latera kayma yönünde bir kayma meydana getiriyor ise birinci ve ikinci molarların medi olateral eğimlerinde çatışmalar meydana gele bilir.
Bu çatışmalardan kaynaklanan aşınma, genellikle maksiller ve mandibuler molarların merkez olukları gibi bir tüberkül fossa ilişkisi ile karakterize bölgelerde mandibuler veya maksiller molarların mediolateral eğimlerini etkiler. Bu, en iyi aşınmamış doğal diş dizilerinde gözlenir. İyi oklüzal düzenlerde bu oklüzal aşınma söz konusu değildir, ancak anterior interoklüzal açıda bir azalma ile birlikte patolojik bir düzeye erişebilir.

Bu koşullar altında bu bölgelere bir restorasyon yapılması, interoklüzal temaslar ile kenarların konumu genellikle çakıştığından dolayı kenarlarda materyal bütünlüğüne zarar verebilir. Diş preparasyonunun mesial veya distal geçiş bölgeleri aşırı dik bir açıya sahip olduğunda adeziv porselen restorasyonun bütünlüğü de tehlikeye girebilir.
Klinik gözlemler, zayıf kanin rehberliğine sahip oklüzal düzenlerde adeziv porselen restorasyonların kırılma oranının maksiller molarların mesial kısmında ve mandibuler molarların distal kısmında bir miktar arttığını göstermektedir. Bu nedenle posterior adeziv porselen restorasyonda yeterli materyal kalınlığı mevcut olmalı ve mediolateral meyillerin daha az eğimli olduğu ve MO veya OD geçiş açısının azaltıldığı bir tasarım ile mediolateral tüberküller örtülmelidir.

Kaynak: Porselen Laminate Venerler Bilim ve Sanatı - Galip Gürel


ADEZİV PORSELEN RESTORASYONLAR VE FONKSİYON
 

©Copyright 2007, All Rights Reserved

Site içeriğinde bulunan bilgiler destek sağlamak içindir. Hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi, tanı ve teşhis koyması yerine geçmez