![]() |
0216 455 5 000 |
|
|
|
|
|
|
|
Dr. Dt. Tolga Gülçiçek Özgeçmiş
| İmplant Nedir?
| Tedaviler
| Klinik |
İnsan Kaynakları
| |
|
|
|
|
|
|
|||
![]() |
Oklüzyon Oklüzyon, kapanma işlemi ve kapanmış olma haline verilen isimdir. Aynı zamanda dinamik ve statik bileşenleri de içerir. Statik bileşenler önce ele alınacaktır. İyi biroklüzyonda, ağızdaki tüm dişler aynı anda temas ederler. Ne var ki, anterior kısımda dişler daha hafif temas göstermelidirler, ki klinik açıdan bunun anlamı: "anterior dişler temas etmezler" olabilir. Gerçekten de, interoklüzal temasta algılanan bir titreşim, diş stabilitesine zarar verebilir ve interproksimal ayrılmaya yol açabilir. Anterior ve posterior dişleri içeren toplam diş temas alanı, 4 mm² civarındadır. İnteroklüzal temasların sayısını gözönüne alarak (tüm ağız için 64 ile 100 arasında), çeşitlilik gösteren fikirleri ve oklüzyon tiplerini hesaba katarak, her bir temas alanının aşırı derecede |
||
|
küçük olduğu tahmin edilmektedir. Çalışmalar posterior segmentte tek veya çoklu temasın mevcut olmasına bakmaksızın kas kasılmasının %100 oranında gerçekleştiğini gösterdiğinden, yük dağılımının geliştirilmesi için posterior interoklüzal temas alanlarının çoğaltılması zorunludur. Doğada, tüberkül-sırt temasları kuraldır ve class
I oklüzyonlarını karakterize eder. Tüber-kül-fossa temasları
genellikle class II oklüzyon-larda bulunur iken, interoklüzal
temasların üç ayaklı hale getirilmesi hala diş stabilitesi sağlamayı
çok arzu eden dişhekimlerinin hayal gücünden doğmuş bir rüya olmaya
devam etmektedir. Bu önerinin anterior segmentte uygulanabilmesi
kolay olmakla birlikte, klinik tecrübeler posterior segmentte
interokluzal temaslar ile bölgenin çakışmasının daha raslantısal
olduğunu göstermektedir. Çünkü posterior diş morfolojisi ve
interokluzal ilişkiler bu konuda son derece sınırlayıcı etki
ederler. Gözlemler aynı zamanda restorasyonun morfolojik tasarımının
karşıt dişlerdeki deformiteler nedeniyle de değiştirilmek zorunda
kalındığını ve özellikle abrazyon gösteren diş bölgelerinin bu gibi
durumları yarattığını göstermiştir. Sonuç olarak, kenarların
gelişigüzel biçimde konumlandırılması ve interokluzal temasların
genişlemesi ihtimalleri artar. Bununla birlikte, oklüzyon yükleri
altında meydana gelen porselen mikrokırıklarından kaynaklanan kenar
örtücülüğünün bozulması ihtimali de yükselir. Kenarların
yerleştirilmesi ve interokluzal temasların hazırlanmasının
gelişigüzel biçimde yapıldığı durumlarda, diş gıcırdatma gibi
parafonksiyonel alışkanlıkların etkisi altında adeziv porselen
restorasyonun kenar örücülüğünde daha ileri bozulmalar meydana
gelebileceği varsayılabilir. Bu durum, adeziv porselen
restorasyonlar için sadece interokluzal temasın konumunun
planlandığı değil, aynı zamanda restorasyonun zararlı
parafonksiyonel koşullara karşı direnç gösterebilmesi için yeterli
porselen kalınlığının bırakıldığı bir diş preparasyonunun önemini
ortaya çıkarmaktadır. |
|||
|
|
|||
| ADEZİV PORSELEN RESTORASYONLAR VE FONKSİYON | |||
|
|||
|
|
|||
|
||
| Site içeriğinde bulunan bilgiler destek sağlamak içindir. Hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi, tanı ve teşhis koyması yerine geçmez | ||