0216 455 5 000
0530 407 35 94




Adeziv Diş - Porselen Restorasyon Kompleksi

Mine ve dentin, doğal dişe çiğneme kuvvetleri ve ısısal değişimlerin etkilerine karşı yıllarca dayanabilmesine olanak veren benzersiz özellikler sağlayan kompozit bir yapı arz eder. Bu kompozit yapıda minenin sertliği altındaki nispeten daha yumuşak olan dentini korumakta iken, dentinin yumuşaklığı ve mine-dentin birleşiminde kollajen fibrillerin mevcut oluşu tüm dişe ideal biyomekanik özellikler kazandırır ve minenin kırılgan tabiatını azaltır.' Adeziv porselen materyal ve kalan diş dokusunun sadece orijinal diş yapısını değil, orijinal mine-dentin kompleksinin biyomekanik özelliklerini de taklit edebileceği kolaylıkla düşünülebilir. Ne var ki, son çalışmalar bu iki yapı arasında belirgin farklılıklar göstermiştir. Bir invitro kırılma testinde diş-vener

kompleksinin direncinin doğal diştekinden çok daha yüksek olduğu bulunmuştur. Bu, diş ve adeziv porselen restorasyon kompleksinin aşırı gücünün, altın alaşımlı kuronlar veya inleyler gibi geleneksel restorasyonları etkileyen kırılmaları taklit ederek gerilimin iletilmesine ve kök seviyesinde kırılmalara yol açabileceği fikrini ortaya çıkarmıştır. Bu kırılma ihtimallerini giderebilmek için, adeziv porselen restorasyonlarının uygun tasarıma ve yeterli kalınlığa sahip olmasına, yani kuvvetlerin en uygun biçimde düzenlenmesi veya yükün dağıtılması amaçları ile anlaşılması gereken elemanlara dikkat edilmeli veya orijinal dental dokuların mekanik ve biyolojik özellikleri ile daha uyumlu bir diş-adeziv porselen restorasyon kompleksi aranmalıdır.

Porselen, gerçekten de kuronun biyomekanik özelliklerinin yeniden kazandırılmasına ve çürük lezyonları, abrazyon veya erozyon sonrasındaki yapısal diş zayıflığının giderilmesine katkıda bulunabilir, ancak esnekliğin tüm yapılarda travmatik bir etkiye karşı koyabilmek için zorunlu bir özellik olduğu göz önüne alındığında, gücün artmasının avantajları soru işaretleri yaratmaktadır. Bu anlamda, doğal dişin biyomekanik özelliklerini taklit etmek için diş reziliensini kompozit rezinler ve seramiklerin bir kombinasyonu ile düzenlemek fikri, böyle bir yaklaşır gerçekçi olduğu her koşulda geliştirilmeyi hak etmektedir. Biliyoruz ki, tasarım ne olursa olsun, tüm adeziv porselen restorasyonlar dişin sertliğini arttırmaktadır. Ancak, dişin doğal direncinin elde edelebilmesinin en iyi yolu bir kesici dişin kırılmış olan kısmını tamamlayan büyük bir kompozit materyal ile üzerini ince bir yüzeysel tabaka olarak örten ve bir miktar lingual yüzeyi de içerisine alan seramik tabakasıdır. Klinik açıdan bu tip restorasyonun kompozitin istenmeyen yüksek ısısal genleşmesi ile karşı karşıya olduğu ve kenar uyumu ile ilgili problemlere yol açabileceği de hatırlanmalıdır.

Dişhekimlerinin eğilimleri her zaman kırılan kesici dişleri mineye yakın ısısal genleşme, renk stabilitesi ve üstün estetik özellikler gibi sebeplerden dolayı tüm seramik restorasyonlar ile tedavi etme yönünde olmuş, farkında olmadan esnekliğe karşı artmış diş sertliği ve azalmış yük dağılımını tercih etmişlerdir. Araştırmalar sayesinde, bu özellikler insizal seviyede seramik kalınlığını arttırarak ve aşırı konturunu gidererek kolaylıkla optimize edilebilir.

Klinik açıdan değerlendirilecek olursa, doğal dişler ile biyomekanik özellikleri açısından mevcut olan farklılıklarına rağmen, adeziv porselen restorasyonlar on yıldan fazla süredir devam eden klinik uygulamalar ve klinik çalışmalar sırasında kırılma oranı, mikrosızıntı veya ayrılma açısından güvenilirliklerini kanıtlamışlardır.

Bu, dişhekimleri ve araştırmacıları adeziv porselen restorasyonların endikasyon alanını büyük morfolojik modifikasyonlar, geniş sert doku kırıkları ve hatta aşınmış dişlerin restorasyonuna kadar genişletmek konusunda cesaretlendirmiştir. Bu ise, dişi zorlu oklüzal koşullara direnebilir hale getiren adeziv sistemlere ve porselene, azalmış bir sert doku desteğinin olumsuz etkisi altında bile tamamen güvenmeyi gerektirir. Azalmış sert doku desteği yüzeyi, sadece dişin vitalitesinin devam ettirilmesine etki etmekle kalmayıp, adeziv porselen restorasyonun bağlanmasının güvenilirliğini de tehlikeye sokabileceğinden dolayı dikkatle ele alınmalıdır.

Kaynak: Porselen Laminate Venerler Bilim ve Sanatı - Galip Gürel


ADEZİV PORSELEN RESTORASYONLAR VE FONKSİYON
 

©Copyright 2007, All Rights Reserved

Site içeriğinde bulunan bilgiler destek sağlamak içindir. Hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi, tanı ve teşhis koyması yerine geçmez