![]() |
0216 455 5 000 |
|
|
|
|
|
|
|
Dr. Dt. Tolga Gülçiçek Özgeçmiş
| İmplant Nedir?
| Tedaviler
| Klinik |
İnsan Kaynakları
| |
|
|
|
|
|
|
|
![]() |
Renkler Aracılığıyla Karakterizasyon |
|
sahip olan mine dokusu kaybedilir. Fasiyel mine tabakası diş fırçalama veya çiğneme gibi günlük aktiviteler sırasında incelir ve dentinin diş renginde baskın hale gelmesine yol açar. Bundan dolayı yaşlı bireylerin dişleri, genç yetişkinlerden daha düşük parlaklık ve yüksek doygunluğa sahiptir. Restorasyonlarda kullanılacak şeffaf mine porseleninin derinliği ve genişliği, yaratılması istenen tranlusensi miktarına göre kararlaştırılmalıdır. Tüm diş yüzeyi üzerinde yer alan doygunluk miktarının toplamı, "temel ton" veya dişin renginin tespit edildiği ortalama değeri verir. Doğal dişlerin rengi, ışığın diş yüzeyinden yansıması ve kırılması esnasında, mine, dentin ve ışık kaynağının birbirleri ile olan ilişkisine bağlı olarak gelişir. İçteki dentin gövdesinin yüksek doygunluğu ve düşük translüsensisi "temel ton"un kaynağıdır. "Temel ton"da gözlenen farklı doygunluk seviyeleri dentinin farklı yoğunlukta olmasına bağlıdır. Dişin servikal, orta ve insizal üçlüsünde farklı doygunluk seviyeleri gözlenebilir. "Doygunluk haritasının" bir parçası olan dişin translüsent bölümleri, esas olarak altında dentin içermeyen mineden kaynaklanmaktadır. Servikal üçlü, ince mine tabakası ve daha yoğun gözlenen dentin rengi nedeniyle en yüksek doygunluk derecesine sahiptir. Orta üçlüde doygunluk biraz daha düşüktür. İnsizal üçlüde, aşınmamış bir dişte, ara yüzde ve insizal uçta yer alan minenin translüsent görüntüsü nedeniyle dişin "temel ton"unun doygun olarak görünmesi engellenir. Dişin altta yer alan dentin gövdesi ve üzerindeki mine tabakası, gelen ışık ile birlikte floresans ve opalesans olgularını yaratırlar. Diş rengini belirleyen faktörler, doğrudan alttaki dentin gövdesi ve translüsent mine alanları ile ilişkili olan çeşitli doygunluk seviyeleridir. Dişin göz tarafından algılanan üç boyutlu rengi, hafif bir floresans ve gelişmiş bir opalesanstan meydana gelir. Floresans ışık enerjisini absorbe etmek ve onu, dişteki parlaklığı yaratan farklı bir dalga boyunda boşaltmak kabiliyetidir. Dolayısıyla, eğer parlaklık arttırılacak ise, daha fazla floresans eklenmelidir. Herhangi bir restorasyon uygulanırken, dişhekiminin temel amacı yapay protezin doğal görünmesini sağlamaktır. Doğal bir görünüm elde etmek için, bu olgular
hastanın yaşı, cinsiyeti ve kişilik özellikleri gö-zönünde
bulundurularak yaratılmalıdır. Daha yaşlı bir hastanın protezi söz
konusu ise, dişhekimi daha yaşlı dişlerin doğal olarak daha düzgün
yüzeyli, koyu ve daha yüksek doygunluğa sahip olduğu gerçeğini
hatırlamalıdır. Alt kesici dişlerde, daha yaşlı dişler genellikle
dentinin gözlendiği düz, geniş insizal kenarlar sergiler. |
|
|
|
|
| GÜLÜŞ TASARIMI | |
|
|
|
|
||
| Site içeriğinde bulunan bilgiler destek sağlamak içindir. Hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi, tanı ve teşhis koyması yerine geçmez | ||