0216 455 5 000
0530 407 35 94




Seramiklerin Adeziv Olarak Simantasyonu Gereksinimi

Bir inley veya kuron, genellikle üç nokta bükme testindekine benzer gerilimlere maruz kalır. Okküzal yüzeyden yüklendiğinde, seramik restorasyonun iç yüzeyinde bir gerilme kuvveti oluşur. Benzer durumlar venerler için de geçerlidir. Seramik kırılgan bir materyaldir ve bitirme işlemlerinden dolayı yüzeyinde her zaman mikro çatlaklar mevcuttur. Bu mikro çatlaklar yük altında, orta düzeyde bir yük altında bile ilerleyebilir ve biyomateryalin yorulması ile birlikte en sonunda kırılmalar meydana gelebilir. Bu sorunu çözmenin iki yolu vardır: (1) seramik materyalin mekanik özellikleri güçlendirilebilir, ki bu yüksek dirence sahip seramikler demektir (Yüksek opasitelerinden dolayı venerler için uygun değildir) veya (2) restorasyonların iç

yüzeylerindeki çatlakların ilerlemesi ortadan kaldırılabilir/engellenebilir. Bu işlem adeziv tekniklerle yapılır. Sorulması gereken soru, yapıştırılmış seramiklerin kırılmalara karşı neden daha dirençli olduğudur. Yüzeye seramikten daha az kırılgan olan rezin bazlı (kompozit) bir materyalin uygulanması ile kırılmanın meydana gelebilmesi için gerekli gerilim miktarının arttığı ve bu nedenle asitle pürüzlendirmenin mikroçatlakların oluşumunu azalttığı düşünülebilir. Bu düşünce, laboratuvar verilerine dayanan bazı çalışmalar ile desteklenmektedir. Eğer alt kenar oldukça yüksek derecede cilalanır ise veya güçlendirilirse (ör: iyon eklenmesi ile veya kompozit rezin ile adeziv olarak kaplanarak), seramik çubuklarının kırılma direnci artara Bunun ile ilgili klinik kanıtlarda mevcuttur. Malamentve Socransky tarafından gerçekleştirilen çalışmada, 1444 adet Dicor tüm kuronun klinik ömrü Kaplan Meier istatistiksel yöntemi ile analiz edilmiş ve on dört yıl sonrasında asit ile pürüzlendirilmiş ve yapıştırılmış restorasyonlarda belirgin olarak daha iyi sonuçlar elde edilmiştir.

Kaynak: Porselen Laminate Venerler Bilim ve Sanatı - Galip Gürel


ADEZYON
 

©Copyright 2007, All Rights Reserved

Site içeriğinde bulunan bilgiler destek sağlamak içindir. Hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi, tanı ve teşhis koyması yerine geçmez