Simetri ve Denge

Bir kompozisyonun estetik güzelliği hakkında konuşurken simetri ve denge her zaman göz önüne alınmalıdır. Simetri, bir merkez eksenin her iki tarafında gözlenebilen birkaç elemanın birbirlerine göre ahenkli bir biçimde düzenlenmesi şeklinde tarif edilebilir. Eğer cisim merkezin iki tarafında bir ayna görüntüsü sergiliyor ise, "statik" simetriye sahip olduğu söylenebilir. "Dinamik" simetri ise; iki adet çok benzer ancak aynı olmayan yarının karşı karşıya geldiği durumu tanımlar. Bu tür küçük sapmalar ve düzensizlikler gülüşe daha canlı, dinamik ve doğal bir etki kazandıracaktır. Farklılık karizmayı getirir ve güzelliğin önemli bir parçasıdır. Özel bir geometrik dizilim aynı etkiyi yaratamaz. Bu karakteristik özelliklerin fark edilmesi, bireysel dişlerin restorasyonlarının birbirlerine benzer olmaktan

çıkarak görünüm açısından daha bireyselleşmelerine yol açmıştır. İnsan dişinin doğası statikten çok dinamik bir simetri yapısı göstermektedir ve bu özellik anterior restorasyonların uygulanması sırasında da dikkate alınmalıdır.

Denge simetriden farklı ele alınmalıdır. Denge gözler merkezden distale doğru hareket ederken gözlenebilir iken, merkezi olarak konumlanan simetride durum bunun tersidir. Dengede, merkezden daha uzakta olan cisimler önem ve ağırlık açısından da büyür. Denge unsurları aynı olmamalı; ne var ki gözlendiklerinde konforlu ve dinlendirici bir görsel gerilim sergilemelidirler.

Denge, birbirine zıt kuvvetlerin tam olarak ayarlanması ile elde edilen sabitleyici sonuç olarak da tanımlanabilir. Eğer denge elde edilemezse kompozisyonun düzeni korunamaz. Denge; ya dengeyi bozan unsuru görsel gerilim ortadan kalkıncaya kadar kuvvetler hattına doğru hareket ettirerek, ya da kuvvetler hattı boyunca karşı bir unsur yerleştirerek yeniden sağlanabilir. Santral kesici dişler esas odak noktasını teşkil ettiğinden, asimetrileri gülüş üzerinde olumsuz bir etkiye neden olabilir. Buna örnek olarak, daha fasiyal bir konum işgal eden birbirlerinin üzerinde konumlanmış santral kesici dişler veya bu dişlerden birinin fasiyal yönde rotasyona uğrayıp simetri algılamasını bozduğu durumlar gösterilebilir. Çeşitli asimetrik problem tipleri mevcuttur. Bazen bir kanin daha fasiyal yönde eğimli olabilir veya santral kesici dişlerin mezial insizal köşeleri zıt yönlere doğru rotasyon gösterebilirler. Anterior dişlerden herhangi birisi asimetriye yol açacak biçimde eğimli, aşınmış veya rotasyona uğramış olabilir.

Hastalar fark etmese bile, çekici bir gülüş algılamaları içerisinde belli bir miktarda fasiyal simetri beklentisi mevcuttur. Gülüşün sadece simetrik olması yeterli değildir, aynı zamanda yüzün diğer bileşenleri ile uyum içerisinde olmalıdır. Komissural çizgi (ağız köşelerini birleştiren) ve hayali çizgi (maksiller kanin dişlerinin insizal uçlarını birleştiren) birbirine paralel olduğunda, dişler ve dudaklar arasındaki bu güzel ilişki mümkün hale gelir. Bu iki çizgi infraorbital çizgiye paralel ve yüz orta hattına dik olduğunda, tüm yüz kompozisyonu üzerinde olumlu bir etki yaparak güzel bir gülüş ortaya çıkarır, aksi takdirde tüm kompozisyon bozulacaktır. İdeal olarak, dental orta hat gülüşün merkezinde yeralır ve dental kompozisyonun simetrisine bağlıdır.

Kaynak: Porselen Laminate Venerler Bilim ve Sanatı - Galip Gürel


GÜLÜŞ TASARIMI
 

©Copyright 2007, All Rights Reserved

Site içeriğinde bulunan bilgiler destek sağlamak içindir. Hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi, tanı ve teşhis koyması yerine geçmez