Yaşlı Dişler

Yaşlı dişler doğal olarak kare veya yuvarlak olsalar dahi üçgensel biçimde görünür. Gingival dokular çekildiğinden, kök krondan daha dar hale gelir ve görünmeye başlar. Yaşlı dişler insizal yönde daha kısa olabilir, ancak gingival olarak uzundur. Böylece gülerken dişler daha az görünür. Aşınmış insizal kenarlarda küçük insizal embrasürler gözlenirken, gingival embrasürler dişetinin çekilmesinden dolayı genişler. Düz ve geniş insizal kenarlar ile aşınma nedeniyle açığa çıkan dentin, alt kesici dişlerin karakteristik özellikleridir. Bu ince detaylar dişlerin formunun yetenekli dişhekimleri tarafından tam olarak kavranması açısından çok önemlidir. Böylece başarılı bir sonuç elde edebilmek için gerekli illüzyonları yaratırken sanatsal becerilerini kullanabilirler.

Mine yüzeyinin fonksiyonel, parafonksiyonel ve okluzal aşınması, yaş ile ilgili değişiklikleri ortaya çıkaracaktır. Bu değişiklikler maksiller santral kesici dişler, kaninler ve mandibuler anterior dişlerde gözlenebilir. Generalize atrizyon posterior diş dizisinin de aşınmasına yol açar. Temas alanlarının genişlemesi, anterior ve posterior dişler arasındaki ara yüz mine aşınmasından kaynaklanır ve yaş ile aşınma arttıkça tüm anteroposterior dental ark uzunluğunda 1 cm'e varan azalma meydana gelebilir.

Bu ileri aşınma, sonunda dişlerin daralmasına kadar gidebilir. Class I sınıflandırması için, maksiller santral kesici dişlerin insizal kenarları labial mineden çok lingual kışımı etkileyerek daha servikal yönde aşınmaya meyillidir. Sonuçta, maksiller santral ve lateral kesici dişler aynı insizogingival uzunluğu sergileyecektir. İnsizal aşınma devam ettikçe, lateral ve santral kesici dişler ile kaninler aynı oranda aşınarak düz bir insizal siluet meydana getirecektir. Bu siluet, insizal embrasürleri olmayan yaşlı bir okluzal düzlem için oldukça karakteristik bir görüntüdür. Okluzal düzlemin derin bir kavis göstermesi nedeniyle genç bir gülüş düz ve

geniş görünür. Farklı olarak, yaşlı bir gülüş, dental atrizyon ve doku elastisitesi ile yüz kaslarının kasılma etkileri neticesinde değişime uğramıştır. İnsizal aşınmanın hiç olmaması veya az miktarda oluşu, Class II kesici ilişkisinin karakteristik özelliğidir. Class II okluzyona ve bruksizm veya diş gıcırdatma gibi parafonksiyonel alışkanlıklara sahip hastalarda kesici dişlerin labial yüzeyleri servikal yönde aşınmaya meyillidir. Hastanın durumu, okluzyon tipine göre belirlenir. Kanin dişlerin aşınma biçimleri doğal morfolojisine benzer şekilde ya da tüberkül ucu düzleşmeyecek tarzda gelişir.

Translüsent mine, yıllar boyu süren aşınma ve fonksiyon sonrasında kaybedilir. Mine tabakası diş fırçalama ve çiğneme gibi basit günlük fonksiyonlardan dolayı incelir ve sonuç olarak dentin renk üzerinde baskın hale gelmeye başlar. Bu değişimlerin sebebi tamamen anlaşılmamış olsa da, günlük ağız fonksiyonları pigment ve iyonların dişler tarafından absorbe edilmesine yol açar. Zamanla, diş dizisinin rengi mine kalınlığının azalması ve dişler tarafından absorbe edilen pigmentlerin etkisi ile artarak koyulaşacaktır; Alttaki dentin dokusunda, yaşlanma veya patolojik nedenlerden kaynaklanan renk değişimleri de bu olguya etki eder. Benzer şekilde ve genç dişlerden farklı olarak, yaşlı dişler daha yüksek doygunluk ve daha düşük parlaklık sergiler. Restorasyonda oluşturulacak translüsensinin derinliği ve genişliği, elde edilecek gülüşün arzu edilen oranda genç gözükmesini sağlayacak efektlere göre şekillendirilmelidir.

Bu değişimler dişlerin sadece görünümünü değil, fonksiyonunu da etkiler. Artmış yüzey lekeleri ve kuron esnekliği, minenin progresif incelmesi sonucunda meydana gelir. Kaybedilmiş olan diş kütlesinin restorasyonu ile, kuronun görünüm ve fonksiyonunun yanı sıra genç bir gülüşü yeniden kazanmak mümkündür. Dişin geriye kalan kısmının korunması söz konusu olduğunda, herhangi bir tedavi yaklaşımında mine dokusu öncelikli olmalıdır ve sonucun başarı derecesi böyle bir koruma ile doğrudan bağlantılıdır. Porselen vener preparasyonunda kullanılan tekniklerin çoğu dentini açığa çıkarsa dahi, özel teknikler ile minenin korunması mümkündür. Yaşlanma devam ettikçe, dişler yüzün ortasına doğru kaymaya yönelir ve bir süre sonra diş dizisindeki çapraşıklık gittikçe daha kötü hale gelir.

Kaynak: Porselen Laminate Venerler Bilim ve Sanatı - Galip Gürel


GÜLÜŞ TASARIMI
 

©Copyright 2007, All Rights Reserved

Site içeriğinde bulunan bilgiler destek sağlamak içindir. Hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi, tanı ve teşhis koyması yerine geçmez