|
köprü restorasyonlarında kullanılmaktadır.
Alerjik reaksiyonların artması araştırmacıları farklı dental seramik
arayışına itmiştir.
Tam seramik restorasyonlar alternatif olarak araştırılmaya
başlanmıştır. Tam seramiklerin translusensligi sayesinde doğal diş
görüntüsü yakalanabilmektedir. Tam seramik kuron restorasyonlar hem
ön bölge hem de arka bölgelerde kullanılmaktadır. Uzun dönem
takiplerde bu restorasyonlar çok iyi sonuç verdiği bildirilmiştir.
Son dönemlerde tam seramik restorasyonlar köprü restorasyonu olarak
kullanılmaya başlanmış. bununla ilgili olarak da hem in vit-ro hem
de in vivo çalışmalar yapılmıştır. Tam seramik restorasyonların
kırılgan olmaları onların köprü restorasyonu olarak kullanılmalarına
engel olmuştur. Bu yüzden alternatif olarak CAD/CAM sistemiyle
kullanılabilen "yıttrium oa-de partially-stabilized zirconia" (Y-TZP)
kullanılmaya başlanmıştır. Y TZP ortopedide eklem protezi olarak
kullanılmaktadır ve diğer seramiklere göre çok daha uyumlu,
kırılmaya karşı dirençli olduğu belirtilmiştir. Bu özellikleri
premolar ve molar bölgesinde daha rahat kullanılmasını sağlamıştır.
Y-TZP seramikleri iki farklı yöntemle elde edilmektedir. Bunlardan
biri, yeşil seramiklerden olan homojen zir-konia blokları
sintirlendikten ve büzüldükten sonra son boyutları elde edilir.
Diğer yöntem ise yoğun sintirlenmiş zirconia bloklar
restorasyonların son halinde millenerek elde edilmiştir. Estetik
sonuç açısından her iki yöntemde uygun sonuç vermektedir.
Zirkonyum (Zr) kimyasal bir elementtir. Atom
numarası 40, atomik ağırlığı 91,22'dir. Heksago-nal kristal formunda
bir yapı gösterir. Sıcaklığa ve korozyona karşı çok dirençlidir. Bir
çok farklı bileşik halinde bulunabilir. Bunların en önemlisi
zirkonyum oksit (ZrCfc) bileşiğidir. Zirkonyum sıcaklığa ve
korozyona karşı çok dirençlidir. Bir çok farklı bileşik
oluşturabilir. Bunlar zirkonat (ZrOs), zirkonu tuzu (ZrO"!) ve en
önemli bileşiği ise zirkonyum oksittir (ZrCh)3.
 |
Zirkonyum metalinin ilk defa 1789 yılında
Sri Lanka'da bulunduğu, 1824'teBerzelius tarafından ilk defa
potasyumla işlendiği, 1904 yılında bomba yapısı içinde Lely
ve Hamburger tarafından kullanıldığı rapor edilmiştir.
Fotoflaş tozu, havai fişek veya işaret fişeği ilk kullanım
alanlarıdır. 1949 yılında da termal reaktörlerde ısı koru
olarak kullanılmıştır. Nükleer sanayide kullanım alanı
vardır.
Zirkonyum 2. geçiş serisinin elementlerinden biridir.
Elektronu konfigürasyonunda tamamlanmamış iki tane 4d
elektronu vardır Zirkonyum, hafniyum ve ütanyum'a benzer
özellikler |
|
göstermektedir. Hafniyum ve ütanyım gibi
zirkonyum elementi de :. ne 3d ve 5d elektronuna sahiptir.
Bu üç elementin kimyasal ve fiziksel özellikleri
birbirlerine benzer, aralarındaki fark çekirdek yapılarından
kaynaklanmaktadır. Zirkonyumun elektronik yapısı normal bir
metale uygundur Zirkonyum paslanmaz çelik gibi kuvvetlidir.
200°C'de 8.3X104 MPa olan elastik modülü düşüktür. Zirkonyum
metalinin saflığı, mekanik özelliklerini arttırmaktadır.
Zirkonyum reaktif bir metal olduğu için, hava veya solüsyon
ile temas ettiğinde yüzeyinde hemen oksit tabakası oluşur.
Oluşan oksit tabaka zirkonyumun korozyona karşı dirençli
olmasını sağlar. Birçok ortamda zirkonyum, titanyum ve
paslanmaz çeliğe göre daha dayanıklıdır: 130°C'de, %37
oranındaki hidroklorik asidin korozyon etkisine karşı çok
dayanıklıdır, fosforik aside karşı aşınma direnci 65°C'de ve
%40 oranına kadar çok iyidir, %0.1'in üzerindeki hidroflo-rik
asidin zirkonyuma hızlı yapışma özelliği vardır.
Zirkonyumun elastik modülü düşüktür. Çok reaktif bir madde
olup havada ve sıvı içerisinde hemen oksit ile kaplanır ve
korozyona dirençli bir hale gelir. Diş hekimliğinde,
malzemenin sağlam oluşu ve korozyona olan direncinden dolayı
kullanımı gündeme gelmiştir. Implant parçalan, post
malzemesi olarak, ortodontik braketlerde, kompozit malzemesi
olarak, kuron ve köprü materyali olarak kullanılmaktadır.
Seramik implant çevresinde de canlı destek alveol kemiği ile
arada başka hiçbir doku bulunmaksızın, yapısal ve
fonksiyonel bağlantı ve bütünleşme sonucu oluşan osse-ointegrasyon
görünmektedir.
Oluşan bu bağlantının, oluşması farklı, seramik
malzemelerinin implant materyali olarak kullanılmasını
gündeme getirmiştir.
Zirkonyum oksitle kaplanmış implantlarla ilgili in vitro ve
hayvan deneyleri yapılmıştır. Grosser-Schreiber ve ark. ZrN
ve TiN kaplanmış disklerde plak birikimini karşılaştırmış ve
Zr N kaplanmış disklerde plak birikiminin az olduğu
belirtilmişlerdir. Bunun da dişeti iltihabına karşı avantaj
olacağını rapor etmişlerdir.
2- Seramik "Abutmenf'larda Zirkonyum
Anterior bölgedeki dişsiz boşluklara uygulanacak
implantlarda daha iyi estetik sonuçlar elde edebilmek için
seramik "abutmenf'lar kullanılmaktadır. Alüminyum oksit ve "yttrium-stajbiüzed"
zirkonyum oksitler ile doğal dişlerin renk uyumunu ve
implant ile tam marjinal adaptasyonunun sağlandığım,
zirkonyum oksidin alüminyum okside göre üç kat daha fazla
esnek, iki kat daha dayanıklı, elastik modülünün (0.963 X
10-6 kg/cm) iki kat daha az olduğunu bildirmişlerdir.
Zirkonyum oksit, alüminyum okside göre daha radyoopaktır.
Dolayısı ile alüminyum oksit bazlı seramik "abutmenf'lar
daha estetik görüntü vermektedir. Zirkonyum oksit opak
özelliği dolayısı ile dişeti altı ve dişeti üstü preparas-yonlarda
yansıma yapmaktadır. Dayanıklı malzeme özelliği
zirkonyum oksidin işlenmesini zorlaştırmaktadır.
|
 |
3- Aşırı Madde Kaybı Olan
Restorasyonlarda Zirkonyum
Aşırı madde kaybı ve/veya travma sonucu oluşan korona] kısım
kayıplarında post restorasyon-lan kullanılmaktadır. Kozmetik
ihtiyaçların ön planda olduğu günümüzde, estetik kaliteyi
arttırmak amacı ile seramik postlar kullanılmaya
başlanmıştır. Zirkonyumun kırılma direncinin (200°C'de
200-250 MPA) metal alaşımlar kadar yüksek olması, post
materyali olarak kullanılmaya başlamasına neden olmuştur.
Son dönem araştırmalar, zirkonyum postların klinik
kullanımına uygun olduğunu ve uzun dönem başarısının
incelenmesi gerektiğini belirtmektedir. Cera post (Lemgo,
Germany), Cosmo post |
|
(Ivoclar, Vivadent) diş renkli
seramik post sistemleri olarak kullanılmaktadır.
Zirkonyum postların fiberle kuvvetlendirilmiş postlara
göre kırılma dirençlerinin daha düşüktür (152).
Zirkonyum postlar için en uygun kor materyalinin
alüminyum oksit ve "tıibochemical" sılan (TCS)
uygulanmasından sonra uygulanan zirkonyum içeren cam
seramik olduğunu bildirmişlerdir.
Cam fiber ve zirkonyum postlar
arasında dayanıklılıkta bir farklılık olmadığı,
zirkonyum postlar, titanyum postlardan daha fazla
kırılma direncine sahipken kuartz fiber postların daha
az kırılma direncine sahip, olduktan bildirilmiştir.
Zirkonyum post ve kompozit kor grubunun, post-seramik
grubundan daha az kırılma direncine sahip olduklarını,
zirkonyum post ve seramik kuronun daha az dikey tanklara
neden olduğunu belirtmişlerdir. O'Keefe ve ark
yaptıkları in vitro çalışmada Panavia 21 (Kura-ray J.
Morita, Tustin, California) ile zirkonyum postlar
arasında en yüksek kimyasal bağlantı elde edildiğini
açıklamışlardır. Zirkonyum postlann simantasyonunda,
postların yüzeyinin alüminyum oksit ile kumlanmasını
takiben Panavia 21 (Kuraray, J. Morita, Tustin,
California) rezin siman kullanılmıştır.
4- Sabit Protetik Restorasyon
Yapımında Zirkonyum
Yoğun sintirlenmiş biyoma-teryalden biri de "yttria-tetrago-nal"
zirkonia polikristaldir (Y-TZP). Bu tip seramikler Zr02
ve Y203 sintirlenmesi ve tetragonal yapının oda
sıcaklığında sabit kalmasıyla elde edilir. Y-TZP,
tetragonal kristal yapıdan daha monoklinik yapıdan,
hacimli yapıya dönüşebilen seramik yapıdır. Bu
özelliklende kırılmaya karşı direnç, sağlamlık ve
doygunluk özelliği kazandırır. Y-TZP diğer seramiklerle
karşılaştırıldığında onlara göre daha dirençli ve
doygundur. Y-TZP bu özelliğinden dolayı post, braket
olarak kullanıldığı gibi ortopedik implant olarak
kullanılmaktadır. Dirençli olması ve yüksek doygunluğa
sahip olması Y-TZP'nin inlay, kuron ve köprü
restorasyonu olarak kullanımı zorlaştırmıştır. Bu yüzden
de farklı CAD/CAM sistemleri geliştirilerek Y-TZP dişle
uyumunun klinik olarak uygun üretimi yapılmaya
çalışılmaktadır. Zirkonyum restorasyonlarda başarılı
olabilmek için destek dişin preparasyonunda dikkat
edilmesi gereken biı takım özellikler mevcuttur.
Yapılacak restorasyonlarda dişin her yerinde basamak
kalınlığı eşit olarak hazırlanmalıdır. Zirkonyum alt
yapı için en az 0,4 mm, üst yapı için en az 0,7 mm olmak
üzere 1,2-1,5 mm genişliğinde cham-fer tarzı basamak
kalınlığına ihtiyaç vardır. Hazırlanacak diş
preparasyonu yuvarlatılmış yan duvarla en az 6 derece
olmalıdır. Ok-lüzal yüzey preparasyonu ise 120-140
dereceler arası olmalıdır (CER-CON Smart, DeguDent GmbH,
Germany).
Tüm seramik restorasyonlarda
başarısızlığın en önemli nedeninin sement ve diş dokusu
arasında başlayan radikal çatlaklar olduğunu, metal alt
yapılı porselen sistemlerde metalin dayanıklılık
özelliği ile bu sorunla karşılaşılmasının engellendiği
ve tüm seramik sistemlerde alt yapıda meydana gelen
radikal çatlakların fark edilmemesinden dolayı seramik
sistemlerde tankların tasa dönemde ortaya çıktığını
belirtmişlerdir. Radikal tankların en önemli meydana
geliş sebebi tüm seramik alt yapının yeterli kalınlığa
sahip olmamasıdır.
Zirkonia seramik restorasyonlarda alt yapı ile destek
dişin marjinal uyumunun tam olması gerektiğini, seramik
materyalinin yeterli kalınlıkta olması için restorasyon
kalınlığının en az 2 mm olarak hazırlanmasını, okluzal
indirgeme yapılmasının gerekliliğini ve yapıştırıcı
simanın dentin ile yeterli bağlantı sağlayabilmesi için,
kuron içinde her yerde aynı film kalınlığında olması
gerektiğini bildirmişlerdir.
Zirkonyumun 600-800 MPa direnci ile
In-Ceram malzemesinin içine konularak dayanıklılık
özelliğinin arttırıldığım ve zirkonyum alt yapılı
seramik sisteminin orta derece translüsensliği ile
yeterli basamak kalınlığına sahip anterior
restorasyonlarda ve fonksiyonun estetik kaliteden daha
önemli olduğu posterior restorasyonlarda güvenle
kullanılabileceğini açıklamıştır. |
|
|
 |
Diş hekimliğinde kullanılan her tip
restorasyonların başarısı restorasyonların marjinal uyumu
ile yakından ilişkilidir. Klinik olarak 100 um marjinal
açıklığın kabul edilebilir olduğu belirtilmiştir.CAD/CAM
sistemiyle yapılan alümina ve zirkonyum içeren sabit
restorasyonlardaki invitro marjinal uyumu karşılaştırmışlar
ve marjinal uyumu 60.5-74.0 um, marjinal aralığı 42.9-46.3
um, dikey uyumu 20.9-48.0 um ve yatay uyumu 42.0-58.8 um
bulmuşlardır.
Ayrıca 25-75 um altındaki marjinal aralıklarda simanların
çözünürlüğünün önemli olmadığı belirtmişlerdir. Bu
çalışmalar |
|
da CAD/CAM sisteminin başarılı sonuç
verdiği belirtilmiştir. Luthardt ve ark. Y-TZP'nin
dayanıklılığı yanında yüzey pürüzlülüğünün kontrol
edilmesini, CAD/CAM sistemi kullanılarak elde edilen
restorasyonlarda mümkün oldukça değişiklik yapılmaması
gerektiğini bildirmişlerdir.
4. 1.3.4. Zirkonyum ve Simantasyon
Günümüzde, Cercon (Dentsply, Amherst, N.Y.), DCS sistem
(DCS Dental AC-, Allschvvil, Svvitzerland), LAVA (3M
ESPE) ve Procera AllZirkon (NobelBiocare) gibi zirkonyum
oksit seramik sistemleri kullanılmaktadır. In-vitro ve
sonlu elemanlar analizi kullanılarak yapılan
çalışmalarda zirkonyum alt yapılı restorasyonun
simantasyonunda kullanılacak malzeme ile ilgili olarak
kesin bir açıklama yoktur. Zirkonyum oksit kuronlar veya
köprüler aohesiv simantasyon gerektirmeyebilir.
Tutuculuğun yetersiz veya destek dişin kuron boyunun
tasa olduğu vakalarda adeziv simantasyon gerekebilir.
Klasik asitlemenin zirkonyum oksit seramikler üzerinde
başarılı bir etkisi yoktur. Fosfat modifiye rezin
kompozit içeren Panavia 21 (Kuraray, J. Morita, Tustin,
Ca-lifornia) veya Panavia (Kuraray, J. Morita, Tustin,
Calüornia) kullanılarak yapılan simantasyon işleminin
başanlı sonuç verdiğini bildirmişlerdir. Farklı yüzey
uygulamalarını karşılaştırdıkları çalışmalarında (Superbond
C&B; Sun Medi-cal) belirgin ölçüde yüksek bağlanma elde
etmişlerdir. Bu iki çalışma farklı yüzeylerde bağlantıda
farklı iki yorum ortaya sürmüşlerdir (Derand P" 2000).
2001 yılında yaptıkları invitro çalışmada, fosfat
simanla yapıştırdıklar DC-Zir-konların en yüksek
dayanıklılığa ulaşmış olduğunu bildirmişlerdir. |
|